Medya Grubu olarak 30. yılı aşkın süredir yayın hayatına devam eden Vardılar Medya Grubu, Dijital Televizyon sektörüne Hatay Vatan TV YouTube kanalıyla giriş yaptı. Abone olmak için tıklayın

Demokrasi Gafleti

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Değerli Hatay Vatan okuru kardeşlerim bugünkü yazımı biraz siyasi ağırlıklı olarak yazmak istiyorum herşey zıddıyla bilinir kaidesi gereği, Önderimiz Hz. Muhammed sav minde iman dinin düşmanını bilendedir hadisiyle sadece dini bilmenin insanı kurtarmayacağını İslam’ın zıddı rejim ve fikirlerinin de bilinmesi gerektiğini anlıyoruz, bu sebeple şimdi demokrasinin bize ne getirdiğine ve ne götürmek istediğine bir bakalım;

Demokrasilerde her şey mubahtır. Aslında sadece İslâm rejimi değil Kemalizm rejimi de demokrasi ile çelişir.

Demokrasilerde meyhane ve kerhane açılması demokrasinin gereğidir. Oysa İslâm rejiminde kimse kerhane ve meyhane açamaz. Kemalizm rejimi de bunların açılmasına müsaade eder. Yeter ki kendisini devirmeye kalkmasın.
Demokrasilerde idam cezası ilkellik olarak kabul edilir. Oysa İslâm rejiminde kısasta hayat vardır. Bugün Türkiye’de rejim İslâm rejimi olsaydı ne terör sorunu olurdu ne de diğer sorunlar. Malum problemleri Kemalizm çözemediği gibi Demokrasi de çözemedi. Zaten onların çözme gibi bir hedefleri de yoktu.

Görüyorsunuz Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi kabul ettiği Türkiye raporunda PKK teröristleri için aktivist ibaresini kullanmış. Bunun bu şekilde olacağı seneler öncesinden belli idi. Zira son gelişmelerden cesaret alan BDP, Avrupa Parlamentosundaki konuşmalarında ve verdikleri önergelerinde PKK’nın terör örgütü listesinden çıkarılmasını istemişlerdi. Ahmet Türk yaptığı konuşmada da savaşın galibinin PKK olduğunu söylemişti.

Demokrasi böyle bir şey, önce terörist dediğine sonra aktivist diyebilir. Önce yerdiğini sonra övebilir. Bunlar sadece gelecek büyük tehlikenin ayak sesleridir.
Pek yakında teröristlerin aktivist olarak tanımlanmasını çoğunluk benimseyecek. Adı konmuş süreç ile birlikte PKK, Avrupa Birliği tarafından terör listesinden çıkarılacak. Zaten siz yegâne kriter koyucu olarak AB’yi benimserseniz, Allah’ın kanunlarını bırakıp küffarın kanunlarına itimat ederseniz başınız beladan kurtulmaz.

Bazılarının yaptığını yapmıyorum. Bu devleti dualarla kuranlar Müslümanlardır. Bu devlet İslâm devleti olarak kuruldu. Sonra devrildi. Kimse devleti bırakıp gitme lüksüne sahip değildir. Bu devlet Müslümanların devletidir ve İslâm’ın son kalesidir. Bu şuur, bu kriter yeniden kazanılmalıdır.
Fakat AB, BM, NATO, İsrail gibi oluşumlar Türkiye’nin yeniden İslâm devleti olmasını istemezler. Bundan dolayı bölücü terörü yönlendirenler de onlardır. Onlar için ülkenin bölünmesi ve parçalanması, İslâm ile yeniden buluşmasından daha iyidir. Süreç bu yönde ilerliyor.
ABD Dış İşleri Bakanı Kerry, Türkiye’nin istediği yere ziyaret etmede serbest olduğunu söyledi. Ne kadar sevinilecek bir durum (!).
Gelinen sürecin sonunda neler olacağı gün gibi aşikâr. Güneydoğu’da özerkliğin provaları yapılıyor. Büyükşehir yasası ile nabızlar yoklanacak. Halk alıştırılıyor. Sözde barış ile otonom bölgeler tesis edilecek. Marksist yapılanma orada iş başına gelecek. Öcalan’ın ev hapsi pek yakında gündeme gelecek. Onun özgür kalması yüzde yüz kesin gibi. Kuzey Irak ve yeni kurulmaya çalışılan Kuzey Suriye’ye Kuzey İran ve Güneydoğu Türkiye eklenecek. O vakte kadar devletin ismi Anadolu Cumhuriyeti de olabilir.
Güneydoğuda Müslüman Kürtler olarak tavsif ettiğim ve her zaman takdir ettiğim yapılanma maalesef Kürtçülük hastalığından kurtulamıyor. Kendi aralarında İslâm Alimleri Birliği filan kuruyorlar. Kürt dışında kimseyi gördükleri yok. Oysa Türkiye ve Ortadoğu’daki mevcut Kürt bölgelerinde İslâm düşmanı olan solcu Kürtlerin düdüğü ötüyor. Çoğunluk onların elinde. Vatan’ı parçalamak isteyenler birleşirken siz kendi kendinize gelin güvey oluyorsunuz.

Sadece lafta Müslümanlık figüranlığı yaparak saf Müslümanları kandırıp iktidarı elinde tutanlar bunca iktidarları süresince görülmüştür ki Allah’ın hiçbir kanun ve yasasına yaklaşmadıkları kıbleleri resimde Kâbe icraatta Avrupa Yahudi ve Hristiyan topluluğu  ve yasaları olduğunu şimdi soruyorum biz resim emi inanacağız yapılan işemi inanacağız, Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz diye bir deyim vardır, Anlatır o bize kimin ne olduğunu, Allah’ın cc diriye indirdiği kitabını, ölülere okumak için ölü bekleyenler, beklesinler ölülerini, bakalım kendileri de öldüğü zaman sonradan üzerlerine okunacak kuran gelip kurtaracak mı kendilerini, demokrasi yasasıyla yaşayıp, İslami rejimle öldüklerini zenneden ,kimseler Allah’ı kandıramayacaktır Allah cc mahşer günü hükmünü beyan edecektir,
bugünlük burada kalalım diyerek saygı ve selamlarımı iletir Allaha emanet ederim kardeşlerim.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Demokrasi Gafleti

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir