Medya Grubu olarak 30. yılı aşkın süredir yayın hayatına devam eden Vardılar Medya Grubu, Dijital Televizyon sektörüne Hatay Vatan TV YouTube kanalıyla giriş yaptı. Abone olmak için tıklayın

Her yönüyle Kırıkhan kitabı’nın öyküsü

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ERHAN PALABIYIK-GAZETECİ- ARAŞTIRMACI YAZAR

Gazeteci-Yazar ve Araştırmacı Erhan Palabıyık’ın hazırladığı ”HER YÖNÜYLE KIRIKHAN ”adlı kitap basımı yapılarak piyasaya sürüldü. Antakya’da basımı yapılan kitap 1000 adet basıldı.610 sayfa ve 930 gram ağırlığında olan kitap ”da 280 sayfalık bir bölümünde tüm Kırıkhan köy ve mezralarına yer verilirken, coğrafi, ekonomik, sağlık, eğitim, kültür, sanat ve edebiyat, yerel konuşma dili, Kırıkhan masal ve hikâyeleri, halk oyunları, şiirleri, yemek kültürü, yerel yönetimler ve parlamenterler, tarih, şehit ve gaziler, Kırıkhan ünlüleri ve basın tarihi gibi onlarca konuyu yer verilmiş bulunmaktadır.2012 yılında başlanan kitap çalışması 2014 yılında sona erdi ve çalışma kitaplaştırıldı. Hatay Büyükşehir olmadan önce hazırlanan kitapta özellikle Kırıkhan’ın 57 köy,1 belde ve 43 mezrasına yer verilerek çalışmada karanlık kalan bir olaya ışık tutuldu. Şimdiye kadar Kırıkhan’la ilgili hazırlanan en geniş kapsamlı kitap olan ”HER YÖNÜYLE KIRIKHAN “adlı kitabın ders kitabı olarak hazırlanmış bulunuyor.2 yıllık bir araştırma sonunda binlerce kare fotoğraf çeken ve bölgenin tamamını gezip inceleme ve araştırmalarda bulunan Gazeteci Erhan PALABIYIK kitapla ilgili şunları söylemiştir;

Tarih, doğa ve kültür, güzellikler kokan Kırıkhan ilçesinde köy, mezralarımızı gezerken yüzlerce kilometre yol kat ettik ve birbirinden güzel birçok değeri ’de birlikte keşfettik fotoğraflayarak belgeledik. Gezgin, Evliya Çelebi, Marko Polo gibi Amik Ovasını ve Amanos Dağlarını bir baştanbaşa gezerken Tarihi höyükler, kaleler, köprüler, ırmaklar, yüce dağlar, eşsiz güzelliklerde verimli ovalar, binlerce yıllık çınar ağaçları üzerlerinden nice kervanların geçtiği, tarihi yollar geçmişe tanıklık etmiş konaklar kutsallıklarını halen koruyan, kiliseler, camiler, keşfedilmeyi bekleyen hüzün ve gizem taşıyan mağaralar, insanlığa dersler verecek karakterde yaşlı insanlar, halk âşıkları, ozanlar, bin bir güzellikte, birbirini kıskandıran köyler, birbirinden farklı ırk ve dilde, kültürde canlılar, hiç bilinmeyen ve tanınmayan simalar, buz gibi suların aktığı başlarında çobanların mekân tuttuğu, yolcuların avuçlayıp içtiği ve dualar ettiği sihirli pınarlar, başı dumanlı dağlar, hiçbir ressamın tasavvur edemeyeceği güzelliklerde ve akla, hayale gelmeyecek güzelliklerde ormanlar, adını dahi bilmediğimiz, kitaplarda adı geçmeyen şifalı lokman hekimin bitkiler, Hatay bölgesinde ve diğer yerlerde bulunmayan doğa harikası doğal göller ve sularında özgürce yüzen balıklar, tarlalarında pamuk toplayan yüzleri dolaklı,

bir kilim deseni kadar renkli giysilerle donanmış emekçileri ve adsız ırgatlar, insanı kadar sert ve ekşi narlar, yeşil seccade gibi ovaya serilmiş havuç tarlaları, dünyanın hiçbir yerinde bulunmayan bereketli topraklarda yetişen tadı tarif edilemeyen kokusu insanı bayıltan kavunlar, altında kimlerin, hangi erenlerin yattığı belli olmayan türbeler, tarihin, uygarlıkların kanıtları kaya mezarları, ziyaret yerleri, nice kaçakçıların takıldığı ve parçalandığı tel örgüler, yüzlerce insanın yaşamını yitirdiği mayınlı tarlalar, sınır boylarında nöbet tutan askerler, makineli tüfekler, beyaz gelinlik giymiş uçsuz bucaksız pamuk tarlaları, sarı başaklı, taç takmışçasına güzel buğday tarlaları, karabalıkların kulaç attığı, bıyıklarını burduğu çağıl çağıl akan ırmaklar ve Amik Ovasında gökyüzünde nazlıca uçan turnaları gördüm, gezdiğim Kırıkhan ve köylerinde, tadını tarif edemediğim kahveler, çaylar, ayranlar, limonatalar içip, narları ellerimle soyup yedim, kan kırmızı renkleri ellerime mühür gibi geçti, kimi güleç, kimisinin yüzü hüzünlü, alnındaki kırışıklıklar sanki iki ülke sınırlarını belirleyen dikenli tel örgüler gibi, kırış kırış olmuş insanları gördüm, şimdiye kadar Kırıkhan’ı benim gibi baştan sona kadar gezeni görmedim ve duymadım, en azından benim gibi alıcı bir gözle gezen ve değerlendiren insan sayısı çok azdır sanırım. Bu kitap ekonomik sorunlar nedeniyle ancak bu kadar hazırlanabildi, bu kitabın yarısını bir sonraki baskıya sakladık, bu kitap için çektiğim yüzlerce kare fotoğraftan Kırıkhan kartpostalları ve sergiler, belgeseller hazırlayacağım, çünkü köylerimizin tüm güzelliklerini kareleyip, arşivledim, iddia ediyorum ki şimdiye kadar benim kadar tüm Kırıkhan ve köylerinin resimlerini çeken birisi daha yoktur, bunları geleceğe kültürel bir miras olarak sunmak istiyorum. Bu kitabın hazırlanmasında, oluşturulmasında bana her anlamda büyük destek veren eski belediye başkanımız Murat Sakman’dır.

Bana araç sağlayıp tüm köylerimizi, mezralarımızı ve ilçe merkezini gezip, dolaşıp bilgi toplamamı, fotoğraf çekmemi, araştırma yapmamı sağlamışlardır, bundan dolayı kendilerine binlerce teşekkür ediyorum, eğer Murat Sakman olmasaydı bu kitap kesinlikle hazırlanamayacaktı, kitap projemi anlatmak için kendisiyle görüşmeye gittiğimde son derece tedirgindim doğrusu ama kısa sürede yanıldığımı gördüm ve memleketini seven bir insanla muhatap olduğuma tanık oldum. Şimdi görevde bulunan belediye başkanlığına yeni seçilen Ayhan Yavuzun ’da her türlü desteğini, dostluğunu inkâr edemem, kendisinin bir Kırıkhan sevdalısı olduğunu kitaba verdiği destekle kanıtlamış bulunmaktadır, belediye başkanı Yavuz’un Kırıkhan için yapacağı her türlü projeyi candan destekliyorum, başkanın kültür sitesi projesini kısa sürede gerçekleştirip insanlarımıza sunmasını dilerim. Seçim meydanlarında haykırdığı tüm projelerini ilçe halkı için yapar ve hizmet olarak sunarlar. Kırıkhan’da MURAT SAKMAN ve AYHAN YAVUZ’ların Sayılarının çoğalmasını diliyorum…

Kırıkhan ilçesi farklı dil, din, ırk ve mezhep, kültürlerin bir arada yaşadığı nadir yerlerimizdendir. Bu bölgedeki yüze yakın höyüklerde arkeolojik kazılara acilen başlanmalıdır, verimli toprakları üzerindeki jeotermal su kaynakları turizm için değerlendirilmeli ve tesisler yapılmalıdır, binlerce yıllık çınar ağaçlarımızın bulunduğu bölgeler koruma altına alınmalıdır, tarihi yerlerin bulunduğu bölgelerdeki taşocakları kapatılmalı ve koruma altına alınmalıdır. Âşıklar, ozanlar, erenler, kahramanlar şehri olan Kırıkhan’ın tarihi yeniden yazılmalıdır… Binlerce öğrencimizin bulunduğu bu cennet parçası ilçemizde mutlaka bir kültür sitesi inşa edilmelidir, ilçe iş ve dış turizme hazırlanmalı ve bunun için altyapı çalışmaları planlanmalıdır. Kültür merkezi on binlerce insanımızı eğitip, sosyal ve kültürel olarak geliştirecekken yapılması planlanan bir Organize Sanayi bölgesi beş-on cücükçünün daha zengin olmasını ve insanların düşük ücretle çalışmalarına, köleleşmelerini sağlayacaktır, tüm ülke genelinde sanayi kuruluşları yapılırken bir kültür merkezinin yapılmaması sizce düşündürücü değimlidir, öncelikle kültürel kalkınma, sonrasında ekonomik kalkınma esas olmalıdır, bu halk geri kalmışsa bunun sorumlusu tüm hükümetlerdir, öncelikle kültürel kalkınma gerçekleştirilmelidir ki, diğer ilçe ve illerle aramızdaki boşluğu dolduralım, yoksa onları yakalamamız birkaç yüzyıl daha sürecekti, alt yapıyla gelişmişlik ve kalkınmışlık düzeyi belirlenmez, kitap okuyan, sinemaya giden, tiyatroya giden, araştırma yapan, kendi kültürüne sahip çıkan insan sayısı ne zaman artmıştır işte o zaman Kırıkhan gelişmiş ve kalkınmış demektir bence.

Hiç bir yerde olmayan Gölbaşı ve Aygır gölünü mutlaka değerlendirmeliyiz, Güçlü ekonomisi ve stratejik konumu ile gerek Hatay’da, gerekse bölgede çok önemli bir yere, sahip olan Kırıkhan, Hatay’ın beynidir, merkezidir, stratejik bir üssüdür, ulusal ve uluslararası bir geçit merkezidir… Kırıkhan’dan birçok işadamı, asker, politikacı, âlim, yönetici, devlet adamı çıkmıştır ancak; ilçenin tarihini, kültürünü yazacak yazar, öykücü, romancı ne yazık ki yetiştirilememiştir, birkaç tane araştırmacıda olmasa tamamen kültürel çoraklaşma yaşanması kaçınılmazdır, bu nedenle ilçemizi tanıtacak yazarlar, ressamlar, araştırmacılar, romancılar, şairler yetiştirmeliyiz ve sahip çıkmalıyız, bunlar bizim ilimizde ve ülkemizde sesimiz, kültür elçilerimiz olacaklardır.

Bu kitabın hazırlanmasında bana yaptıkları her türlü yardımdan dolayı değerli insanlar, belediye başkanlarımız Murat Sakman ve Ayhan Yavuz’a eğitimci-araştırmacı Sait Köseler’e Sayın, Araştırmacı Cemil Gök’e Dr. Hasan Ayparlar’a, beni günlerce Kırıkhan köylerinde araçla gezdirip, bilgi, belge toplamamı ve fotoğraf çekmemi sağlayan, deneyimli, hoşgörülü ve sabırlı Kırıkhanlı değerli kardeşim, rehberim Mehmet Alkan’a(Çoban) kitabım için çeşitli eski fotoğrafları sağlayan belediye görevlisi, Seyhun Lek’e Kırıkhan ilçe milli eğitim şube müdürleri Sayın, Ali Hikmet Keskin ve Hüseyin Yay’a ilçe sağlık, tarım ve nüfus müdürlüğü görevlilerine, kitap için bilgi ve belge veren herkese, özelliklede Hatay keşif dergisi sahibi Erol İğde ’ye ve Prof. Dr. Mustafa Kaçar’a, İskenderun Halk Eğitim merkezi müdürü Mehmet Mursaloğlu’na saygılarımı sunuyor ve teşekkür ediyorum.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Her yönüyle Kırıkhan kitabı’nın öyküsü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir