Suriye’nin Kuzeyindeki Çatışmalar ve Olası Etkileri

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Suriye’nin kuzeyinde 16 Temmuz 2013’de başlayan çatışmalar 1 yıl önce Türkiye’nin gündemine gelen bölgeyi bu sefer daha büyük bir ağırlıkla gündeme getirmiştir. Çatışmalar halen devam etse olayların gidişatına ilişkin bir fikir sahibi olabilmek için olayın köklerinin nerede yattığına ilişkin bir hatırlatma yararlı olacaktır. Bu nedenle öncelikle 2012 yılının Ekim ayındaki çatışmalar incelenerek çalışmaya başlanacaktır.

Çatışmanın Habercisi Olan Olaylar

Bilindiği gibi Suriye’de Kürtler muhalefete baştan itibaren katılmış ancak yekpare bir görüntü çizmemiştir. Bazı Kürt partiler Suriye Ulusal Konseyi’ne (SUK) katılıp, daha sonra bu grubun Kürtlerin taleplerini karşılamadığı gerekçesiyle ayrılmış ve kendi oluşumunu kurmuşlardır. Suriyeli Kürtler arasındaki en güçlü parti olan PYD ise uzun bir süre ikircikli bir politika izlemiştir. Söylemsel olarak rejimin uygulamalarına karşı çıkmasına karşın Esad Yönetimi’yle “özel bir ilişki” yürütmüştür. Temmuz 2012’de ülkenin kuzeyinde bazı bölgeleri ele geçirdikten sonra Esad karşıtı söylemini sertleştiren PYD, diğer Suriyeli muhalif örgütler ile diyalog ve işbirliği arayışına girmiştir. Bu süreç zarfında ne farklı Kürt partileri, ne Esad Yönetimi ne de SUK ve ÖSO’ya bağlı gruplar arasında açık bir çatışma durumu yaşanmamıştır. Kürtler çatışmanın içine sürüklenmekten uzak durarak kendilerine ait istikrarlı ve çatışmadan uzak bir bölge yaratma fikrine odaklanmışlardır. Rejim ile muhalifler arasındaki silahlı çatışmadan uzak durma arayışları büyük ölçüde başarılı olmuştur. Nitekim temmuz ayında bazı şehirlerin Kürtlerin kontrolüne geçtiği dönemde hükümet güçleri ile Kürtler arasında yaşanan küçük olaylar ve ÖSO’nun Kürtlere yönelik tehditleri ve birkaç küçük çatışma dışarıda tutulursa Kürtler çatışmalardan uzak kalmayı başarabilmişlerdir. Bu durum biraz da “merkezi kontrol” etmek isteyen çatışan tarafların Kürtleri karşısına almak istememelerinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Esad Yönetimi, kuzeyde bazı bölgelerin ÖSO’nun eline geçmesindense PYD’nin kontrolüne girmesini tercih etmiştir. Böylece başta Haseke olmak üzere bazı bölgeleri ÖSO’nun denetiminden uzak tutarken diğer yandan Türkiye’yi de yumuşak karnından vurmayı hedeflemiştir. ÖSO ise uğraşması gereken daha önemli bir güç varken Kürtleri net bir biçimde karşısına almaktan uzak durmuştur. Suriye’de Kürt bölgesine karşı olduklarını her fırsatta belirtmesine karşı ÖSO, Suriyeli Kürtler ile ya da hükümetin yanında yer aldığı PYD ile açık çatışmaya girişmekten uzak durmuştur. Fakat Suriye’de iç savaşın geldiği nokta bu üçlü dengeyi sarsmaya başlamıştır.

ORSAMRAPOR: 164

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Suriye’nin Kuzeyindeki Çatışmalar ve Olası Etkileri

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir