Medya Grubu olarak 30. yılı aşkın süredir yayın hayatına devam eden Vardılar Medya Grubu, Dijital Televizyon sektörüne Hatay Vatan TV YouTube kanalıyla giriş yaptı. Abone olmak için tıklayın

Toplumdaki Yaygın Kanının Aksine Şeker Hastalığı Homojen Değildir

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Toplumdaki yaygın kanının aksine şeker hastalığı homojen (bir çeşit) değildir. Temel olarak şeker hastalığı Tip 1 ve Tip 2 olmak üzere iki çeşittir. Bu iki ana grup da kendi aralarında alt gruplara ayrılır. Ancak biz klinik uygulamalarımızda genel olarak şekeri ikiye ayırıp öyle tedavi etmeye çalışırız. Bu hafta sizlere toplumda çok daha fazla görülen Tip 2 Diyabetes Mellitus’tan (şeker hastalığı) bahsedeceğim.

Şeker hastalığının oluşumunda önceleri sadece pankreas organındaki anormallikler suçlanırken bugün artık bu hastalıkta sadece pankreasın değil başta karaciğer, adipoz doku (yağ dokusu) ve kas dokusunun da işin içinde olduğu bilinmektedir. Bunun yanında son yıllarda barsaklarımızın da bu hastalıkta rol oynadığına dair kanıtlar gittikçe artmaktadır. Gelecekte belki de başka organ ve dokuların da şeker hastalığında rol oynadığı görülecektir. Bunun yanında temel patoloj pankreas organındadır. Pankreas yetersiz miktarda ya da hatalı insülin üretmesi Tip 2 diyabette temel patolojilerin başında gelir. Karaciğerin aşırı şeker üretmesi, kas ve yağ dokusunda insülinin etkisine karşı direnç oluşumu ise diğer mekanizmalardır.

Tip 2 Şeker hastalığı çoğunlukla genetik (ırsi) yatkınlıkla ilgilidir.  Genetik yatkınlık ve kilo alma en önemli risk faktörleridir. Hastalık genellikle 30 yaştan sonra görülürse de, her yaşta olabilir. Hastalariın %80’ninde şişmanlık vardır, ancak şişman olmayanlarda da tip 2 diyabet gelişebilir. Yani her şişman kişi şeker hastası olmayabileceği gibi, şeker hastası olan her kişi de şişman olmayabilir. Normal kilolu hatta zayıf da olabilir. Bu tamamen hastalığın oluşmasındaki temel mekanizma ile ilgilidir. Yani şeker hastalarının kahır ekseriyetinde ya insüline karşı direnç vardır ve hastanın kanında insülin bulunduğu halde etki göstermiyordur ya da hastanın kanındaki insülin miktarı yetersizdir. Burada şunu belirtmeden de geçemeyeceğim. Şeker hastalığı başladığında kişinin pankreas rezervinin en az % 50 si zaten bitmiştir ve bu rezerv zamanla daha da azalacaktır.  Bu ne demek oluyor peki? Yani zamanla bir hastada şeker başladığında bu sabit kalmayacak ve süreç ilerledikçe daha fazla ilaca ihtiyaç duyulacaktır. Başlangıçta bir yada iki ilaçla şekerleri iyi seyreden bir hastanın ortalama 10 sene içinde insülin kullanması gerekebilir. Bu süreç kimi hastada 1 yıl kimi hastada ise 20 yıl olabilir. Şişman kişilerde kilo vermekle kan şekerinde önemli oranda düzelme gürülür. Bu hastalarda insulinin normal çalışması bozuk olduğu gibi salgısı da bozuktur.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Toplumdaki Yaygın Kanının Aksine Şeker Hastalığı Homojen Değildir

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir